Tahir Elçi, Diyarbakır Adliyesi önünde anıldı

Diyarbakır Sur’da 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaparken, silahla vurularak yaşamını yitiren Baro Başkanı Tahir Elçi, ölümünün 88’inci haftasında Diyarbakır Adliyesi önünde yapılan basın açıklaması ile anıldı. Diyarbakır Barosu’nun Tahir Elçi’nin ölümü nedeniyle her Cuma günü Adliye önünde düzenlediği anma etkinliği, 88’inci haftada da devam etti. Anmaya bugün Şanlıurfa Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Fırat Ayçiçek, Diyarbakır Baro Başkan Yardımcısı Sertaç Buluttekin ve çok sayıda avukat katıldı.“ELÇİ’NİN KATLEDİLMESİ TOPLUMSAL ACIYA DÖNÜŞMÜŞTÜR”Cübbeleriyle toplanan avukatlar adına açıklama yapan Buluttekin ölümün bu topraklarda bazen toplu katliamlarla, bazen adaletsiz ve haksız idamlarla, bazen infazlarla ve bazen de faili meçhul cinayetlerle karşılarına çıktığını belirterek şöyle dedi:“Ne yazık ki bu acıları yaşatanlar hiçbir zaman cezalandırılmadı. Bu nedenle bizim acılarımız hiç dinmedi ve taziyelerimiz hiç kapanmadı. Tahir Elçi’nin katledilmesi de toplumsal bir acıya dönüşmüştür. Artık acılarımızı dindirmek ve taziyelerimizi kapatmak istiyoruz. Bunun tek yolu adalettir. Yetkililerin, nereden gelirse gelsin, toplumsal acıları sonlandırmak, toplum vicdanındaki yaraları sarmak ve toplumsal barışı sağlamak için adalet taleplerine mutlak surette kulak vermesi gerektiğine inanıyoruz.”Buluttekin’in ardından konuşan Ayçiçek ise 88 hafta geçmesine rağmen soruşturma dosyasında bir ilerleme olmadığını ifade etti ve “Soruşturma makamına, bir an önce etkin bir soruşturma yaparak faillerin ortaya çıkarılması talebimizi yineliyoruz” diye konuştu.Basın açıklamasının ardından toplanan avukatlar, beş dakikalık oturma eylemi yaptı. DHA

Topbaş’tan yolsuzluk iddialarına yanıt

Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının kazı çalışmaları tamamlandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, hattın Alibeyköy’deki şantiyesindeydi. Çalışmaları basın mensuplarıyla birlikte inceledi, ardından açıklamalarda bulundu.Yolsuzluk haberlerine de değinen Topbaş, ”Elinizde bir delil varsa, bildiğiniz biri varsa ortaya koymanız lazım. Baklayı ağızdan çıkarmak gerekir.” dedi.

Alman Dışişleri Bakanlığı Erdoğan’ı ikinci kez uyardı

SÜHEYLA KAPLANAlman hükümetinin 7- 8 Temmuz’da Hamburg’da gerçekleşecek G20 zirvesi sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’nın herhangi bir kentinde olası bir etkinlik yapmak istediği yönündeki söylentilere sert tepkiyle yanıt verdiği öğrenildi.Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Schaefer, federal hükümetin aldığı kararın arkasında olduğunu belirterek önceden izin alınması gerektiğini ikinci kez hatırlattı.Bilindiği gibi 30 Haziran’da federal hükümet, yabancı devlet ve hükümet temsilcilerinin Almanya’da yapmak isteyecekleri seçim kampanyası etkinliklerinin Almanya’da yapılacak seçimlerden 3 ay önce yasaklanması yönünde karar almıştı.Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin SchaeferÖte yandan federal hükümetin Erdoğan’ın Almanya’da olası bir etkinlikte konuşma istemesine tepki gösterdiği belirtildi. Schafer ayrıca federal hükümetin aldığı kararların bağlayıcı olduğunu ve buna karşı gelinemeyeceğini bildirdi. Federal hükümet, yabancı devlet ve hükümet temsilcilerinin Almanya’daki seçim etkinliklerini yasaklarken, Berlin’deki Türk Büyükelçiliği Erdoğan’ın konsolosluklarda konuşmak için izin almasına gerek olmadığını açıklamıştı.Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nden cumartesi günü yapılan açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türk konsolosluklarında yapacağı olası bir konuşma için Federal Hükümet’ten izin alması gerekmediğini söylemişti.Açıklama Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği Basın Müşaviri Refik Soğukoğlu tarafından yapıldı. Soğukoğlu, Rheinischen Post gazetesine yaptığı açıklamada, “Bu kararın tamamen Erdoğan’a ait olduğunu” ifade etti.Sözcü, “konsolosluk rezidanslarının yasal olarak yabancı devlet alanı statüsünde görülmediğini ancak devletler hukukunun özel koruması altında” olduğunu söyledi. Bu nedenle, olası etkinliklere yönelik ev sahibi ülkeden izin alınmasının gerekli olmadığını ifade etmişti. Erdoğan konsolosluk binasında konuşacak HAMBURG’DA DÜZENLENECEK ETKINLIK SALON SAHIBI TARAFINDAN IPTAL EDILDIÖte yandan AKP’nin yurtdışı lobi örgütü tarafından Hamburg’da 10 Temmuz tarihinde gerçekleşecek ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ etkinliği iptal edildi. Hamburg Laeszhalle’de düzenlenmesi beklenilen etkinliğin salon sahibi tarafından iptal edildiği belirtildi.

Veli Saçılık: Ampute olan omzum, polis tarafından kırıldı

Hayata Dönüş operasyonunda kolunu kaybeden Veli Saçılık, Ankara’da yapılan eylem sırasında ampute olan omzunun polis tarafından kırıldığını söyledi. OHAL kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararname (KHK) ile kamudaki görevinden de ihraç edilen Veli Saçılık, 237 gündür Yüksel Caddesi’nde “İşimi geri istiyorum” eylemi yapıyor.Burada akşam saatlerinde Veli Saçılık’la birlikte kamudaki görevlerinden ihraç edilenlen ve basın açıklaması yapmak isteyen gruba polis saldırısı gerçekleşti. Saçılık, müdahalede 7 kişinin gözaltına alındığını duyururken ampute olan omzunun polis tarafından kırıldığını duyurdu.Ampute olan omzum polis tarafından kırıldı. Şuan röntgen sonucunu aldım. Direniş Daima. — VeliSaçılık (@velisacilik) 3 Temmuz 2017

Merkel: Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini reddediyoruz

Almanya’da genel seçimlere üç ay kala Başbakan Merkel ve kardeş parti lideri Seehofer seçim programını açıkladı. Başbakan Merkel seçim programında, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıktı.Almanya’da hükümetin büyük ortağı Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) seçim programında Türkiye konusunda nasıl bir politika izleyeceğini belirledi. Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) lideri Angela Merkel ve kardeş parti Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) lideri Horst Seehofer üzerinde anlaşmaya vardıkları seçim programını CDU Merkezi’nde ortak basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. İki partinin seçim programında Türkiye’ye ayrı bir yer verildi. Programda şöyle denildi: “Biz Türkiye’nin hem Avrupa hem bizim ülkelerimizde yaşayan insanlar arasındaki ilişkiler açısından stratejik ve ekonomik önemini biliyoruz. Bu nedenle Türkiye’yle AB arasında ilişkileri daha derinleştirmek istiyoruz. Sıkı ve özel bir işbirliği hem Avrupa’daki hem de Türkiye’deki insanların yararına. Türkiye ile AB arasında mümkün olduğunca güçlü bir işbirliği, dış ve güvenlik politikaları sorunlarında stratejik işbirliklerinden yanayız.”TAM ÜYELİĞE KARŞITürkiye’nin AB’ye tam üyeliğini reddediyoruz, çünkü üyelik şartlarını yerine getirmiyor. Türkiye’de hukuk devleti, özellikle ifade ve basın özgürlüğü konularında yaşanan son gelişmelerden ise büyük endişe duyuyoruz.”Programda Türkiye AB arasındaki mülteci sözleşmesinin başka ülkelerle yapılacak benzeri sözleşmeler için örnek alınması vurgulandı. 2015’te yaşanan bir mülteci göçünün tekrar etmemesi gerektiği belirtilen programda, Almanya ve Fransa “Avrupa’nın motor gücü” olarak nitelendirildi.

Gomis’in sağlık durumu ile ilgili açıklama

Galatasaray Futbol Takımı Doktoru Yener İnce, sarı-kırmızılı ekibin yeni transferi Bafetimbi Gomis’in sağlık durumunu iyi araştırdıklarını ve Fransız oyuncunun futbol oynamasına engel bir durumunun bulunmadığını söyledi.İnce, Türk Telekom Stadı’nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bayılma problemi yaşayan Gomis’in durumuyla ilgili bilgi verdi.Transferde ismi geçen futbolcularla ilgili ön araştırmayı detaylı şekilde yaptıklarını anlatan İnce, “İyi bir araştırma çalışmamız var. Gomis için hem Saint Etienne hem de Marsilya kulüpleriyle görüşmelerimiz oldu. Hem Paris’te hem burada oyuncuyu yoran testler yaptık.” dedi. Gomis’in dönem dönem bayılma atakları olduğuna dikkati çeken Yener İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:”Bunların nedeni tam anlamıyla ortaya konulamamış. Hem Fransa hem İngiltere’de oynarken sağlık kontrollerinin tüm detayları elimizde. Fransa, İngiltere ve UEFA nezdindeki bütün karşılaşmalarda oynayabilir raporları var. 2017’de transferi söz konusu olduğunda Paris’teki en iyi hastanede durumunu değerlendirdik. Son aşamada Medical Park’da değerlendirmeleri yapıldı. Yapısal kalp problemi ortaya koymadık. Oyuncunun herhangi bir dönemde bayılmalar yaşaması kuvvetle muhtemel, bu normal. Sağlık durumunu biliyoruz. Futbol oynamasına engel olacak kalp hastalığı ortaya konmamış. Bizim çalışmalarımızda da bu bulguya rastlanmamış. Kulüp gerekli önlemleri alarak kontrat düzeyinde çalışma yaptı. Gomis’in futbol oynamasına engel bir şey söz konusu değil. Bayılmalar olabilir. Antrenmanda da maçta da bir bayılma yaşaması mümkün. Bize sürpriz tablo olmayacak.”Bafetimbi Gomis’in doğuştan kalp hastalığı veya kalbin yapısına bağlı bir teşhis konmadığını belirten İnce, “Detaylı araştırma yaptık. Futbol oynamasına engel bir şeyle karşılaşmadık. Oyuncu sahada veya antrenmanda bayıldığında tartışmaya konu olmaması açısından durumunu biliyoruz. Gomis’in oynadığı Swansea ve Marsilya kulüpleri de buna benzer açıklamalar yapmışlardı. Oynadığı tüm kulüplerle durumunu istişare ettik.” değerlendirmesinde bulundu.

Halil Ünal: Ortada bir cenaze var kalkması gerek

TFF 1. Lig ekiplerinden Eskişehirspor’un Kulüp Başkanı Halil Ünal, “Siyasi irade ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle Eskişehirspor’u yeniden ayağa kaldırmamız gerek.” dedi.Ünal, Vali Hanefi Demirkol Tesisleri’nde düzenlediği basın toplantısında, Eskişehirspor’un ligde önemli bir yerinin bulunduğunu belirterek, geçen sezon en iyi kadroyu kurup şampiyonluk parolasıyla yola çıktıklarını, bunun yanı sıra en iyi oyuncuları transfer ettiklerini söyledi.Eskişehirspor’un geçen sezon maddi sorunlar yaşadığını anımsatan Ünal, şöyle konuştu: “En son penaltılarda kupayı Göztepe’ye verdik. Eskişehirspor’un geçmiş sorunlarının çözümü için kentin dinamiklerinin bir araya gelmesi gerekiyor. Bizim tek tutkumuz var; o da Eskişehirspor. Takımın kurtulması için yaptığımız çağrılara yanıt alamadık. Ortada bir cenaze var, bunun kalkması gerek. Bu kulübün 100 milyon lira civarında bir borcu var. Hiçbir zaman çoğalmadı, aksine azaldı. Genel kuruldan çıkacak olumlu bir karar sonucunda en iyi oyuncuların transferleri yapılır ve yine hedefimiz olan şampiyonluğa yürürüz. Futbol bir takım oyunudur. Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ile görüştük. Sadece Sayın Bakanımız ile değil tüm kentin dinamiklerinin bir araya gelmesi gerek. Kent birlik ve beraberlik içerisinde olmalı. Siyasi irade ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle Eskişehirspor’u yeniden ayağa kaldırmamız gerek. Eskişehirspor’un geleceğini ilgilendiren çağrılara olumlu bir yanıt alamadık.””Eskişehirspor, bu krizi fırsata çevirmeli”Halil Ünal, Eskişehirspor’un şu anda hasta olduğunu ve tedavi edilmesi gerektiğini ifade etti.Herkesin kabul ettiği bir yönetim kuruluna herkesin destek vereceğini dile getiren Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:”Bu girdaptan bir an önce kurtulmamız gerekiyor. İhtiyaç duyulan bölgelere yapılacak nokta transferlerle takım daha da güçlenecek. Yeni gelecek olan teknik direktörün de tek hedefi şampiyonluk olmalı. Eskişehirspor, bu krizi fırsata çevirmeli ve yoluna devam etmeli. Sen, ben kavgasını bırakıp Eskişehirspor’un geleceğini planlamamız gerekiyor. Kulüp sağlıklı bir yapıya kavuşsun. Herkes bulunduğu ligde başarı istiyor. Birçok oyuncumuza ciddi transfer teklifleri var. Hiçbir şekilde oyuncularımızı kaybetmememiz gerekiyor. Şampiyonluğa yürüyen bir takıma sponsor bulmanız daha çabuk oluyor. Eskişehirspor’un marka değeri her zaman en iyi yerdedir.”Ünal, Eskişehir Stadı’nın çok değerli olduğunu ve milli maçların yanı sıra Gençlerbirliği Kulübünün de maçlarını Eskişehir’de oynamak istediğini belirtti.

Galatasaray doktoru: ‘Gomis bayılabilir’

Galatasaray Kulüp Doktoru Yener İnce, sarı-kırmızılıların yeni transferi Bafetimbi Gomis’in Türk Telekom Stadyumu’ndaki imza törenin ardından Fransız oyunun sağlık durumu hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Vazovagal senkop rahatsızlığı bulunan ve kariyeri boyunca birkaç maçta, son olarak da Swansea formasıyla 2015’te baygınlık geçiren Gomis’in bayılmalarının normal olduğuna dikkat çeken İnce, bu durumun futbol oynamaya engel olmadığının da altını çizdi. Vazovagal senkoptan muzdarip kişiler yoğun stres ve heyecan altında baygınlık geçirebiliyor. Transfer zamanında ismi geçen oyuncular için ön araştırma yaptıklarını söyleyen İnce, “Çok yakında Galatasaray’ın ev sahipliğinde UEFA’nın sağlık toplantısı gerçekleşti. Gomis için Saint Etienne ve Marsilya ile önceden görüşmemiz oldu. Oyuncunun genel durumu ile ilgili. Paris’te bir takım testler yaptık. Gomis’in dönem dönem sebebi bulunamayan senkop dediğimiz bayılma atakları oluyor. Bunların refleks dediğimiz bir sebepten olduğu düşünülmüş fakat yine de tam anlamayla ortaya konulmamıştır. Hem Fransa’da hem de İngiltere’de oynarken 2002’den bu yana kadar olan sağlık kontrollerinin tüm detayları elimizde var. Bu raporlarda oynayabilir diye rapor var” şeklinde konuştu.‘Bu bayılmaları yaşaması kuvvetle muhtemel’Gomis için Paris’te tarafsız bir klinikte araştırma yaptıklarını söyleyen İnce, “Paris’in en iyisi. Son olarak da Medical Park’da yaptık. Yapısal bir kalp problemi yok. Ancak Gomis’in herhangi bir yerde bu bayılmaları yaşaması kuvvetle muhtemel. Yaşayacaktır da bu son derece normal. Durumu biliyoruz. Bunun altında futbol oynamasına engel bir şey yok. Kulüp gerekli önlemleri aldı. Kontrat düzeyinde de. Antrenmanda olabilir, maçta olabilir bu maçta mümkün. Bizim hazırlıklı olduğumuz bir tablo. Sürpriz olmayacak. Bunun kalple ile bir ilgisi yok. Çok detaylı bir araştırma yaptık. Bizzat ben de gittim” diye konuştu.Sözleşmede gizli madde iddiasıÖte yandan spor basınında ortaya atılan bir iddiaya göre Gomis’in sözleşmesinde “Futbolcu, kontrat sürecinde kalbinde bir sorun ya da problem yaşarsa Galatasaray Kulübü’nün kontratı tek taraflı fesih hakkı vardır.” maddesi bulunuyor.Maddede “Oyuncunun kalp rahatsızlığı nedeniyle futbol oynamasına engel bir durum oluşması halinde Galatasaray Kulübü sözleşmeyi sonlandırıp herhangi bir bedel ödemez” ifadeleri geçiyor.

Gabriel: Türkiye’den defalarca somut kanıt talep ettik

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye ile yaşanan gerginlik, Gülen yapılanması, PKK ile mücadele ve Erdoğan’ın Almanya ziyareti konularında çarpıcı açıklamalarda bulundu.Berlin’de Yabancı Gazeteciler Cemiyeti (VAP) üyeleriyle sohbet toplantısında bir araya gelen Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye konusunda önemli açıklamalarda bulundu.“Türkiye’deki darbe girişimi sonrasında Türk Hükümeti ve Türk halkıyla dayanışmamızı daha güçlü bir şekilde ifade etmeliydik. Bunu açık yüreklilikle söylüyorum” diyen Gabriel, darbe girişiminden hemen sonra Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirilmemiş olunmasını hata olarak nitelendirdi. Gabriel sözlerini şöyle sürdürdü:“Meselenin özünde gayet tabii ki darbe girişimine karşıydık ve seçilmiş hükümetten yanaydık. Ama Türk Hükümetinin tepkisi, özel hayatta olur ya özellikle çok severseniz ve hayal kırıklığına uğrarsanız çok daha kızgın olursunuz… Bu ‘daha farklı tavır sergileyebilirdik’ dediğim bir konu.” “Defalarca somut kanıt talep ettik”Türk Hükümeti’nin darbe girişimi sonrasında “terörizm “olarak nitelendirdiği konular hakkında Almanya’dan beklentisinin karşılanmadığı hissiyatını taşıdığını anlatan, bu bağlamda Türkiye’den defalarca somut kanıtlar içeren bilgi talebinde bulunduklarını açıklayan Gabriel, “İşte ancak bize bu bilgiler verildiği takdirde bir kişinin iadesinin mümkün olup olmayacağını değerlendirme aşamasına gelebiliriz” dedi.Türkiye’nin ‘derin devlet’ şüphesiBu değerlendirmeyi yaparken Türkiye’de adil bir yargılama yapılıp yapılmayacağını dikkate almakla yükümlü olduklarını, iadesi istenenlerin Alman hukuku uyarınca kabul edilemez bir cezaya çarptırılması ihtimali söz konusu olduğunda zaten iadenin mümkün olamayacağını söyleyen Gabriel, şu değerlendirmeyi aktardı:“Türk tarafının kabullenmekte zorlandığı konu; bir kişinin bir diğer ülkeye iadesi konusunda bağımsız makamların ve mahkemelerin karar verdiği gerçeği. Bize sizin de derin bir devletiniz var deniyor. Bir tür komplo teorisi var. Ben bugüne kadar bizde derin devletin olmadığı konusunda Türk tarafını ikna etmeyi başaramadım.”Türkiye’ye, Gülen yapılanması mensubu her kişinin otomatik olarak gözaltına alınarak iade edilemeyeceğini anlatmaya çalıştıklarını aktaran Gabriel, “İltica başvuruları konusunda bizde çok açık yasal düzenlemeler var, bunlara uymakla yükümlüyüz” şeklinde konuştu.PKK ile mücadeleTürkiye’nin, PKK’nın Almanya’da propaganda yapmasına izin verilmemesi gerektiği konusundaki uyarılarında haklı olduğunu söyleyen Gabriel, PKK’nın Almanya’da da terör örgütü olarak görüldüğünü hatırlattı.“PKK 1990’lı yıllardan bu yana haklı nedenlerden ötürü yasaklı olan bir örgüttür” diyen Gabriel, şöyle devam etti:”Sadece Türkiye’de yaptıklarından ötürü değil. Almanya’da haraç topladıkları, uyuşturucu ve silah ticareti yaptıkları, Almanya’daki Türkiyeli yurttaşları tehdit ettikleri için yasaklılar. Ben de Türk siyasetçilerin etkinlik yapmasına izin vermezken, Öcalan posterlerinin asılmasını kabul edilemez buluyorum. Türkiye bu konuda haklı.“Derin görüş ayrılıklarıUzun süre Sosyal Demokrat Parti’nin liderliğini yapan ve Türkiye’ye yönelik olumlu bakışıyla tanınan Gabriel, son dönemde Türkiye’de yaşanan gelişmeler hakkında endişelerini ifade ederken, özellikle düşünce ve basın özgürlüğüne vurgu yaptı.“Alman gazeteciler de hapiste. Aramızda aşılması zor büyük görüş ayrılıkları var” diyen Gabriel, yine de diyaloğun önemine işaret etti.Alman Bakan, ilişkilerdeki tüm güçlüklere rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G20 zirvesine katılmak amacıyla Almanya’ya gelecek olmasından memnuniyet duyduklarına söylemekle birlikte, burada Türk vatandaşlarıyla siyasi bir toplantı yapılmasını uygun görmediklerini vurguladı.Gabriel, “Günümüz koşullarında, karşı karşıya olduğumuz güçlükler nedeniyle büyük siyasi etkinliklerin uygun olmayacağı kanaatini taşıyoruz” dedi.”Üst düzey resmi talep yok”Alman Dışişleri Bakanı, Türk tarafından gelen talep konusuna açıklık getirirken, bu konunun ilişkilerde yeni bir gerginliğe yol açmaması umudunu dile getirdi.Yaptığı ilk açıklamada Türkiye’den Erdoğan’ın siyasi etkinlik düzenlemesi konusunda resmi talep geldiğini duyuran Gabriel bu sefer, “Gerçi şunu söylemeliyim, bu konuda, az ya da çok resmi bir nitelikte, Türk Hükümeti’nden daha alt seviyelerde bir girişim oldu ama üst düzey resmi bir talep olmadı. Bundan büyük memnuniyet duyuyoruz çünkü bu nedenden ötürü daha büyük sorunlar yaşamak istemiyoruz” şeklinde konuştu.Bir gazetecinin, “Türkiye’yi ifade, düşünce ve gösteri özgürlüğü konularında eleştirirken Erdoğan’ın Almanya’daki bu haklardan yararlanamayacağını Türklere nasıl açıklayacaksınız?” sorusu üzerine Gabriel, bu konuda anayasa hükümlerine ve Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına işaret etti.Dışişleri Bakanı, bir yabancı siyasi liderin Almanya’da bir etkinlikte konuşup konuşmayacağı konusunun, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamından öte Almanya’nın dış politika çıkarlarıyla ilgili bir konu olduğunu vurguladı.Gabriel, “Türkiye ile yaşadığımız gerilim o kadar büyük ve sert ki, dış politika çıkarlarımız gereği, kamuya açık etkinlikler yoluyla Türk iç siyasetinin Almanya’ya taşınmasının uygun olmayacağını düşünüyoruz” dedi.Nazi benzetmeleriTürkiye’deki anayasa değişikliği referandumu sürecinde Türk hükümetinin Almanya’yı hedef alan Nazi benzetmelerinin “derin kırgınlıklara” yol açtığını ifade eden Gabriel, bu süreçte yaşananlardan ötürü bazı kararlar aldıklarını vurguladı.Alman Bakan, Almanya’nın yurttaşların barışçıl bir şekilde bir arada yaşayabildikleri bir ülke olduğunu ve bunu muhafaza etmek istediklerini söylerken, “Herkes bu ülkede seçim bürolarında, konsolosluklarda oy kullanabilir. Ama artık başka ülkelerdeki seçimlerden üç ay öncesinden itibaren ülkemizde seçim etkinliği yapılmasını istemiyoruz” diye konuştu.Almanya’da 3 milyonu aşkın Türkiye kökenlinin yaşadığına işaret eden Sigmar Gabriel, sözlerini şöyle tamamladı:“Bazıları Alman vatandaşı, bazıları değil, bana göre hepsi bu ülkenin yurttaşları. Bizim parçamızlar. Bu ülke onlara minnettar olmalı. Çünkü onlar olmaksızın biz bu ülkeyi inşa edemezdik. Biz Türkiye’deki iç siyasi meselelerin ülkemize taşınmasını istemiyoruz. Biz Türkiye ile Almanya arasındaki bir dizi sorunun çözümlenmesinin iyi olacağı kanaatindeyiz. O zaman durum değişir. Siyasetin görevi bu sorunları çözmektir zaten. O zaman bu tür sorunların Almanya’ya ihraç edilmesi ile ilgili tehlike de ortadan kalkar.” (Değer Akal/Deutsche Welle Türkçe)