Tahir Elçi, Diyarbakır Adliyesi önünde anıldı

Diyarbakır Sur’da 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaparken, silahla vurularak yaşamını yitiren Baro Başkanı Tahir Elçi, ölümünün 88’inci haftasında Diyarbakır Adliyesi önünde yapılan basın açıklaması ile anıldı. Diyarbakır Barosu’nun Tahir Elçi’nin ölümü nedeniyle her Cuma günü Adliye önünde düzenlediği anma etkinliği, 88’inci haftada da devam etti. Anmaya bugün Şanlıurfa Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Fırat Ayçiçek, Diyarbakır Baro Başkan Yardımcısı Sertaç Buluttekin ve çok sayıda avukat katıldı.“ELÇİ’NİN KATLEDİLMESİ TOPLUMSAL ACIYA DÖNÜŞMÜŞTÜR”Cübbeleriyle toplanan avukatlar adına açıklama yapan Buluttekin ölümün bu topraklarda bazen toplu katliamlarla, bazen adaletsiz ve haksız idamlarla, bazen infazlarla ve bazen de faili meçhul cinayetlerle karşılarına çıktığını belirterek şöyle dedi:“Ne yazık ki bu acıları yaşatanlar hiçbir zaman cezalandırılmadı. Bu nedenle bizim acılarımız hiç dinmedi ve taziyelerimiz hiç kapanmadı. Tahir Elçi’nin katledilmesi de toplumsal bir acıya dönüşmüştür. Artık acılarımızı dindirmek ve taziyelerimizi kapatmak istiyoruz. Bunun tek yolu adalettir. Yetkililerin, nereden gelirse gelsin, toplumsal acıları sonlandırmak, toplum vicdanındaki yaraları sarmak ve toplumsal barışı sağlamak için adalet taleplerine mutlak surette kulak vermesi gerektiğine inanıyoruz.”Buluttekin’in ardından konuşan Ayçiçek ise 88 hafta geçmesine rağmen soruşturma dosyasında bir ilerleme olmadığını ifade etti ve “Soruşturma makamına, bir an önce etkin bir soruşturma yaparak faillerin ortaya çıkarılması talebimizi yineliyoruz” diye konuştu.Basın açıklamasının ardından toplanan avukatlar, beş dakikalık oturma eylemi yaptı. DHA

CHP: 8 kişinin kaçırıldığı iddiaları aydınlatılsın

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Şenal Sarıhan, Ankara ve Kilis’te yaşanan kaçırılma olaylarının araştırılmasını istedi.CHP’li vekiller Sezgin Tanrıkulu ve Şenal Sarıhan, darbe girişimi öncesi ve sonrasında Ankara ve Kilis’te yaşanan kaçırılma olaylarına ilişkin Meclis Araştırması açılmasını istedi. TBMM Başkanlığına sunulan dilekçede, 15 Haziran 2017 tarihinde Ankara Celal Esat Arseven Caddesinde Cemil Koçak isimli kişinin arabasına arkadan vurularak kaza süsü verildiği ve daha sonrasında 3 ya da 4 kişinin Koçak’ı koyu füme renkli Transporter ile kaçırdığı iddiaları hatırlatıldı. 15 Temmuz Darbe Girişiminden önce bir, 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra ise sekiz kişinin benzer şekilde kaçırıldığı ve bu kişilerden bir daha haber alınamadığına vurgu yapılan dilekçede, “Kaçırılan kişilerin tamamının hakkında FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma açıldığı ve KHK ile işlerine son verildiği bilgisi ise başka çarpıcı iddiadır. Kaybolan kişilerin yakınları, güvenlik güçlerine güvenlik kamerası kayıtlarını verdiklerini, kaçırılma olayının tanıklarını bildirdikleri buna karşın yetkili mercilerin bu olayların üzerine gitmekte isteksiz davrandıkları iddia etmektedir. Art arda yaşanan kaçırılma olayları, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün gündemindedir ve uluslararası internet sitelerinde de yer almıştır” denildi. Kaçırılma olaylarının biçimi, kaçırılan kişilerin akıbeti hakkında bilgi edinilememesi, olayla ilgili bağlantıların ortaya çıkartılamamasının vatandaşlar arasında tedirginlik ve korkuya neden olduğu belirtilen dilekçede şöyle denildi: “Faili meçhul kaçırma ve cinayet olaylarının yeniden başladığı korkusuna neden olmuştur.Ankara ve Kilis’te yaşanan kaçırılma olaylarının aydınlatılması, konuyla ilgili kurum ve kuruluşların bugüne kadar yaptıkları çalışmaların tespit edilmesi, benzer olayların bir daha yaşanmaması, için alınacak önlemlerin saptanması amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereği Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.”