Mehmet Baransu gözaltına alındığı güne kadar Bylock’u aktif

Şikede kumpas davasında Bylock kullanan sanıklarla ilgili rapor okundu. Buna göre, Mehmet Baransu’nun sanıklardan Nazmi Ardıç ile aynı tarihte telefonuna ByLock yüklediği ve gözaltına alındığı 1 Mart 2015 tarihine kadar ByLock’u aktif olarak kullandığı ortaya çıktı.Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Odyakmaz, eski futbolcular Ümit Karan ve İbrahim Akın’ın da aralarında bulunduğu bazı kişiler hakkında, “Futbolda şike soruşturması” adı altında “Kumpas” kurdukları iddiasıyla aralarında emniyet müdürlerinin de bulunduğu 20’si tutuklu 108 sanığın yargılanmasına devam edildi.Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, duruşmada 12 sanık hakkında ByLock kullanımı ile ilgili olarak dosyaya konulan raporu okudu. Rapora rapora göre Mehmet Baransu, Nazmi Ardıç ile aynı tarihte telefonuna ByLock yüklemiş. 11 Ağustos 2014 tarihinde telefonuna ByLock yükleyen Baransu, gözaltına alındığı 1 Mart 2015 tarihine kadar ByLock’u aktif olarak kullanmış.16’sı tutuklu 23 sanık katıldıİstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri Cezaevi yerleşkesinin karşısında bulunan salonunda yapılan davanın 14. duruşmasına 16’sı tutuklu 7’si tutuksuz 23 sanık ile tarafların avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, tutuksuz sanıklardan Furkan Durmaz’ın 5 Temmuz tarihinde Erzincan’da verdiği ifadede etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söyledi.Başkan Öztürk, Durmaz’ın ifadesini özetledi. İfadesinde 2016 yılında 667 Sayılı KHK ile meslekten ihraç edildiğini belirten Furkan Durmaz, 2008 yılında polis okulunu bitirdikten sonra İstanbul Arnavutköy Polis Merkezi’nde göreve başladığını, bu süreçte Kağıthane’de bir evde kaldığını belirterek, “Çeliktepe’de bir evde kalmaya başladım. 5 polis kalıyorduk. Daha sonra bu evin cemaat evi olduğunu anladım. Beni bu eve yerleştiren şahsın cemaatçilere ev ayarlamaya çalışan şahıs olduğunu öğrendim. Bu evde Perşembe günleri düzenli olarak toplantılar yapılıyor, Fetullah Gülen’in sohbet ve vaaz kasetleri dinleniyordu” dedi.2009 yılında Organize Şube’ye tayininin çıktığını kaydeden Furkan Durmaz, “Burada çalışmaya başladıktan sonra aynı şubede çalışan Ahmet Karakaya benimle ilgilenmeye başladı. Kuran okuyup okumadığımı, namaz kılıp kılmadığımı sordu. Bunları öğretmek amacıyla beni evlere davet etmeye başladı. Bir süre gittikten sonra bu şahısların cemaatçi olduklarını anladım. Fetullah Gülen’in sohbet ve vaizlerini izletiyorlardı. Ahmet Karakaya örgüte eleman kazandırıyordu. Bank Asya’ya el konulacağı gündeme geldiği sırada arabasını satarak parasını bu bankaya yatırdı. Ahmet Karakaya benim de arabamı satarak parasını Bank Asya’ya yatırmam için telkinde bulundu” dedi.Tek tek isim verdiFurkan Durmaz, Organize Şube’de polis memuru olarak çalışan Talip Yıldırım’ın örgüt adına yaptığı ev toplantılarında talimat verdiğini belirterek, “Mehmet Aslan, örgüt içerisinde sorumluluk düzeyinde faaliyet gösteriyordu. Soyadını bilmediğim Atilla isimli polis, örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösteriyordu. Bu şahsın bilgisi dışında organizeye personel alınmıyordu. Ethem Taşpınar Organize Şube’de çalışıyordu, benimle birlikte sohbetlere katılıyordu. 2014 yılında Van’a tayinim çıktığında S. O. isimli bir polis ile aynı evde kalmaya başladım. ByLock programından bahsetti. Sohbet programı olduğunu söyledi. Google Play’den yükledim, S. O.’yu ekledim, bir süre kullandım. Telefonum yavaşlayınca 6-7 gün sonra kaldırdım. Benim dini duygularımdan yararlanarak, beni kandırarak içlerine aldılar. Kur’an öğrenmek amacıyla toplantılara katıldım. Mağdur olduğumu düşünüyorum. Bu örgüt içerisinde faaliyet gösteren şahısların tespitine yönelik çalışmalara katıldım. Şubede, A.K., T. T., T.Y., H.A., O. D., A. G., M.A., E. E., E.T., A. Ö., S.O., M.S., Y. Ö., S. K., S.D., H. H. S. isimli polisleri fotoğraflarda teşhis etmiştim” dedi.Nazmi ardıç günde 159 kez Bylock’a erişim sağlamışMahkeme Başkanı Ali Öztürk, duruşmada 12 sanık hakkında ByLock kullanımı ile ilgili olarak dosyaya konulan raporu okudu. Rapora göre ByLock’a en yoğun erişimi, eski Mali Şube Müdürü olan sanıklardan Nazmi Ardıç yapmış. Nazmi Ardıç’ın üç telefon hattında ByLock tespit edilmiş. Ardıç, Bylock’a, 11 Ağustos 2014 tarihinden 11 Ağustos 2015 tarihine kadar toplam 58 bin 213 kez erişim sağlamış. Ardıç, ortalama olarak günde 159 kez ByLock’a giriş yapmış.Mehmet Baransu gözaltına alındığı güne kadar Bylock kullanmışGelen rapora göre Mehmet Baransu, Nazmi Ardıç ile aynı tarihte telefonuna ByLock yüklemiş. 11 Ağustos 2014 tarihinde telefonuna ByLock yükleyen Baransu, gözaltına alındığı 1 Mart 2015 tarihine kadar ByLock’u aktif olarak kullanmış. Baransu, bu süre içinde ByLock’a toplam 1.565 kez giriş yapmış.Sanıklardan Mehmet Aslan, Nazmi Ardıç’ın ardından ByLock’u en yoğun kullanan isimlerden. Duruşmada okunan rapora göre sanık Mehmet Aslan, 5 Eylül 2014 tarihinden 9 Kasım 2015 tarihine kadar iki ayrı hattı üzerinden ByLock’a toplam 49.704 defa erişim sağladı.Başkan Öztürk duruşmada hangi sanığın ilk olarak ne zaman Bylock’a giriş yaptığını, ne zamana kadar kullandığını, en son hangi tarihte erişim sağladığını, ByLock’u kullandığı tarihler arasında bu programa kaç defa erişim sağladığını tek tek okudu.Nazmi Ardıç: Üç ayrı hattında ByLock çıktı. 11 Ağustos 2014 tarihinden 11 Ağustos 2015 tarihine kadar ByLock’a toplam 58 bin 213 kez erişim sağladı. Mehmet Baransu: 11 Ağustos 2014 tarihinden gözaltına alındığı 1 Mart 2015 tarihine kadar ByLock’a erişim sağladı. Baransu bu süre içinde 1.565 kez ByLock’a giriş yaptı. Mehmet Aslan: İki hattında ByLock çıktı. 5 Eylül 2014 tarihinden 9 Kasım 2015 tarihine kadar 49.704 defa ByLock’a erişim sağladı. İdris Çağatay Yıldırım: 11 ağustos 2014 tarihinden 17 haziran 2015 tarihine kadar toplam 31.172 kez giriş yaptı Furkan Durmaz: 14 Ağustos 2014 tarihinden 17 Ağustos 2014 tarihine kadar ByLock’a 927 kez giriş yaptı. Ahmet Davulcu: 11 Ağustos 2014 tarihinden 13 Şubat 2016 tarihine kadar kullandığı ByLock’a toplam 44 bin 741 kez erişim sağladı. Haşim Gülal: 11 Ağustos 2014 11 Nisan.2015 tarihine kadar kullandığı ByLock’a toplam 51.316 kez erişim sağladı. Ahmet Kalender: 2 Eylül 2014 tarihinden 1 Mart 2015 tarihine kadar toplam 3.038 kez erişim sağladı. Necmettin Karapınar: 4 Ağustos 2015 tarihinden 30 Mayıs 2015 tarihine kadar 11.997 kez erişim sağladı. Ahmet Karakaya: Ağustos 2014 tarihinden 25 Mayıs 2015 tarihine kadar toplam 498 kez erişim sağladı Mustafa Okumuş: 1 Eylül 2014 tarihinden 25 Nisan 2015 toplam 285 kez erişim sağladı Ali Çelik: 15 Ağustos 2014 tarihinden 27 Eylül 2015 tarihine kadar toplam 861 kez erişim sağladı. Duruşma, sanık avukatlarının tahliye talepleri ile devam ediyor.Neyle suçlanıyorlar?İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede bir numaralı sanık Fetullah Gülen. Eski milletvekili İhsan İşbilen, işadamı Muammer İhsan Kalkavan, kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, eski Organize Suçlar Şube Müdürü Nazmi Ardıç, kapatılan Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı’nın da aralarında bulunduğu 108 sanık, Aziz Yıldırım ve futboldünyasındaki bir çok isme, “Futbolda şike soruşturması” adı altında “Kumpas” kurmakla suçlanıyorlar. Hayata ilişkin görüntü e sesleri ifşa etmek”, “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak”, “Haberleşme gizliliğini ihlal etmek”, “Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek”, “Resmi belgede sahtecilik”, “İftira”, “İftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmak” ve “Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçlarından 8 yıldan 85 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezaları isteniyor.İddianamede, Aziz Yıldırım, Serdar Adalı, Tayfur Havutçu, Yılmaz Vural, Emmanuel Emenike, Bülent Uygun, Göksel Gümüşdağ, Hikmet Karaman, Deniz Tolga Aytöre, Ümit Karan, Mahmut Özgener, Mustafa Sani Şener, Gökçek Vederson, İbrahim Akın, Mecnun Odyakmaz, Sami Dinç, Sadri Şener, Murat Özaydınlı, İskender Alın, Cemil Turhan, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu gibi futbol dünyasından toplam 75 müşteki ve 91 mağdur yer alıyor.

MBD Genel Başkanı Erdem Ercan tutuklandı

Sakarya’da bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Milli Birlik ve Düşünce Derneği (MBD) Genel Başkanı Erdem Ercan tutuklandı.Alınan bilgiye göre, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan bir soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekiplerince gözaltına alınan Ercan’ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Yenikent Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen Ercan, adliyeye sevk edildi.Savcılık sorgusu tamamlanan Ercan Erdem, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hekimliği’nce tutuklandı.Erdem, 30 Haziran’da Sakarya’da bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı.

ÖDP: Kumpası kuranların peşini bırakmayacağız!

Hukuksuz bir şekilde 30 Haziran tarihinde sabaha karşı İzmir’de evi basılarak gözaltına alınan Özgürlük ve Dayanışma Partisi MYK Üyesi Onur Kılıç, 6 günlük gözaltının ardından çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.ÖDP MYK üyesi Onur Kılıç’ın serbest bırakılmasının ardından Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanlar Kurulu’ndan bir açıklama yapıldı.”Kumpası kuranların peşini bırakmayacağız” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:Sahte hesap kumpasıyla 6 gündür gözaltında tutulan MYK üyemiz Onur Kılıç çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrol şartı, İzmir dışına çıkma yasağıyla serbest bırakıldı. 6 gündür haksız yere gözaltında tutulan, Savcılık tarafından ifadesi dahi alınmadan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Onur Kılıç, bu davada tutuksuz yargılanmaya devam edecek.Kumpası kuranların peşini bırakmayacağız!Bu dava artık Onur Kılıç’ın yargılandığı bir dava değil, kumpası kuranların ortaya çıkarılması davası olacaktır. Sahte hesapla, sahte mail hesabı açarak yapılan bu hileyle, kumpasla muhalifleri sindirmeye çalışanların peşini bırakmayacağız.Provokasyon yapmak için açılan bu kumpas hesabının gerçek sahibinin ortaya çıkarılması için savcılığa başvuruda bulunduk. Twitter Türkiye hukuk bürosundan IP adresinin mahkemeye verilmesini talep ettik.Sürecin takipçisi olacağız. Bu kumpasın arkasındakileri mutlaka ortaya çıkaracağız.Ayrıca bu operasyon kapsamında gözaltına alınan 4 kişi mahkeme tarafından sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklandı. Düşünce ve itiraz hakkına yönelik bu tutuklamalar da kabul edilemez.Her yanıyla dökülen bu haksız, hukuksuz, adaletsiz düzene karşı herkesi Adalet Yürüyüşü’nü büyütmeye, 9 Temmuz’da Maltepe’de buluşmaya çağırıyoruz.Başkanlar Kurulu

Alman Dışişleri Bakanlığı Erdoğan’ı ikinci kez uyardı

SÜHEYLA KAPLANAlman hükümetinin 7- 8 Temmuz’da Hamburg’da gerçekleşecek G20 zirvesi sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’nın herhangi bir kentinde olası bir etkinlik yapmak istediği yönündeki söylentilere sert tepkiyle yanıt verdiği öğrenildi.Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Schaefer, federal hükümetin aldığı kararın arkasında olduğunu belirterek önceden izin alınması gerektiğini ikinci kez hatırlattı.Bilindiği gibi 30 Haziran’da federal hükümet, yabancı devlet ve hükümet temsilcilerinin Almanya’da yapmak isteyecekleri seçim kampanyası etkinliklerinin Almanya’da yapılacak seçimlerden 3 ay önce yasaklanması yönünde karar almıştı.Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin SchaeferÖte yandan federal hükümetin Erdoğan’ın Almanya’da olası bir etkinlikte konuşma istemesine tepki gösterdiği belirtildi. Schafer ayrıca federal hükümetin aldığı kararların bağlayıcı olduğunu ve buna karşı gelinemeyeceğini bildirdi. Federal hükümet, yabancı devlet ve hükümet temsilcilerinin Almanya’daki seçim etkinliklerini yasaklarken, Berlin’deki Türk Büyükelçiliği Erdoğan’ın konsolosluklarda konuşmak için izin almasına gerek olmadığını açıklamıştı.Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nden cumartesi günü yapılan açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türk konsolosluklarında yapacağı olası bir konuşma için Federal Hükümet’ten izin alması gerekmediğini söylemişti.Açıklama Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği Basın Müşaviri Refik Soğukoğlu tarafından yapıldı. Soğukoğlu, Rheinischen Post gazetesine yaptığı açıklamada, “Bu kararın tamamen Erdoğan’a ait olduğunu” ifade etti.Sözcü, “konsolosluk rezidanslarının yasal olarak yabancı devlet alanı statüsünde görülmediğini ancak devletler hukukunun özel koruması altında” olduğunu söyledi. Bu nedenle, olası etkinliklere yönelik ev sahibi ülkeden izin alınmasının gerekli olmadığını ifade etmişti. Erdoğan konsolosluk binasında konuşacak HAMBURG’DA DÜZENLENECEK ETKINLIK SALON SAHIBI TARAFINDAN IPTAL EDILDIÖte yandan AKP’nin yurtdışı lobi örgütü tarafından Hamburg’da 10 Temmuz tarihinde gerçekleşecek ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ etkinliği iptal edildi. Hamburg Laeszhalle’de düzenlenmesi beklenilen etkinliğin salon sahibi tarafından iptal edildiği belirtildi.

CHP: 8 kişinin kaçırıldığı iddiaları aydınlatılsın

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Şenal Sarıhan, Ankara ve Kilis’te yaşanan kaçırılma olaylarının araştırılmasını istedi.CHP’li vekiller Sezgin Tanrıkulu ve Şenal Sarıhan, darbe girişimi öncesi ve sonrasında Ankara ve Kilis’te yaşanan kaçırılma olaylarına ilişkin Meclis Araştırması açılmasını istedi. TBMM Başkanlığına sunulan dilekçede, 15 Haziran 2017 tarihinde Ankara Celal Esat Arseven Caddesinde Cemil Koçak isimli kişinin arabasına arkadan vurularak kaza süsü verildiği ve daha sonrasında 3 ya da 4 kişinin Koçak’ı koyu füme renkli Transporter ile kaçırdığı iddiaları hatırlatıldı. 15 Temmuz Darbe Girişiminden önce bir, 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra ise sekiz kişinin benzer şekilde kaçırıldığı ve bu kişilerden bir daha haber alınamadığına vurgu yapılan dilekçede, “Kaçırılan kişilerin tamamının hakkında FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma açıldığı ve KHK ile işlerine son verildiği bilgisi ise başka çarpıcı iddiadır. Kaybolan kişilerin yakınları, güvenlik güçlerine güvenlik kamerası kayıtlarını verdiklerini, kaçırılma olayının tanıklarını bildirdikleri buna karşın yetkili mercilerin bu olayların üzerine gitmekte isteksiz davrandıkları iddia etmektedir. Art arda yaşanan kaçırılma olayları, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün gündemindedir ve uluslararası internet sitelerinde de yer almıştır” denildi. Kaçırılma olaylarının biçimi, kaçırılan kişilerin akıbeti hakkında bilgi edinilememesi, olayla ilgili bağlantıların ortaya çıkartılamamasının vatandaşlar arasında tedirginlik ve korkuya neden olduğu belirtilen dilekçede şöyle denildi: “Faili meçhul kaçırma ve cinayet olaylarının yeniden başladığı korkusuna neden olmuştur.Ankara ve Kilis’te yaşanan kaçırılma olaylarının aydınlatılması, konuyla ilgili kurum ve kuruluşların bugüne kadar yaptıkları çalışmaların tespit edilmesi, benzer olayların bir daha yaşanmaması, için alınacak önlemlerin saptanması amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereği Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.”

Tutuklu gazeteci ve ressam Zehra Doğan’a resim malzemeleri

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci-ressam Zehra Doğan’a resim malzemesi verilmiyor. Doğan’ın avukatı Kamuran Tanhan, “Mevzuata ve uluslararası sözleşmelere aykırı hareket edilerek tamamen keyfi bir biçimde kendisine boya ve resim malzemeleri verilmemesi açık bir hak ihlalidir” diyerek, hukuki yollara başvuracaklarını belirtti. Gazete Sujin’in haberine göre, hakkında kesinleşmiş cezası olduğu gerekçesiyle 12 Haziran’da Diyarbakır’dan Mardin’e gittiği sırada gözaltına alınan ve ardından Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürülen gazeteci-ressam Zehra Doğan’a resim malzemesi verilmiyor. Ailesi aracılığıyla yaşananları aktaran Doğan, resim malzemesi için cezaevi yönetimiyle görüştüğünü söyleyerek, “Cezaevi yönetimi resim malzemeleri için savcılıktan özel izin almam gerektiğini belirtti. Bunun üzerine savcılığa verilmek üzere dilekçemi hazırladım. Cezaevi müdürü, ‘içeride resim, takı, bileklik yapmak yasak, savcı izni olsa bile biz buna izin vermiyoruz’ diyerek, dilekçemi kabul etmedi” dedi.Zehra’nın avukatı: İhlaller inanılmaz boyuta ulaştıKonu hakkında konuşan Doğan’ın avukatı Kamuran Tanhan, cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin OHAL ile beraber Türkiye’de inanılmaz bir boyuta ulaştığını söyledi. Tanhan, keyfi olarak yapılan sürgünler, görüşçüler ile görüş kısıtlaması ve iletişim kısıtlamalarının en tipik örnekler olduğunun altını çizdi. Tanhan, “Müvekkilimiz Zehra, tanınan ve uluslararası ödüller alan bir ressamdır. Mevzuata ve uluslararası sözleşmelere aykırı hareket edilerek tamamen keyfi bir biçimde kendisine boya ve resim malzemeleri verilmemesi açık bir hak ihlalidir” dedi.‘Hukuki yolları deneyeceğiz’Hukuki yollara başvuracaklarının altını çizen Kamuran, sonuç alınmaması halinde Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne başvuruda bulunacaklarını belirtti.