Mehmet Baransu gözaltına alındığı güne kadar Bylock’u aktif

Şikede kumpas davasında Bylock kullanan sanıklarla ilgili rapor okundu. Buna göre, Mehmet Baransu’nun sanıklardan Nazmi Ardıç ile aynı tarihte telefonuna ByLock yüklediği ve gözaltına alındığı 1 Mart 2015 tarihine kadar ByLock’u aktif olarak kullandığı ortaya çıktı.Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Odyakmaz, eski futbolcular Ümit Karan ve İbrahim Akın’ın da aralarında bulunduğu bazı kişiler hakkında, “Futbolda şike soruşturması” adı altında “Kumpas” kurdukları iddiasıyla aralarında emniyet müdürlerinin de bulunduğu 20’si tutuklu 108 sanığın yargılanmasına devam edildi.Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, duruşmada 12 sanık hakkında ByLock kullanımı ile ilgili olarak dosyaya konulan raporu okudu. Rapora rapora göre Mehmet Baransu, Nazmi Ardıç ile aynı tarihte telefonuna ByLock yüklemiş. 11 Ağustos 2014 tarihinde telefonuna ByLock yükleyen Baransu, gözaltına alındığı 1 Mart 2015 tarihine kadar ByLock’u aktif olarak kullanmış.16’sı tutuklu 23 sanık katıldıİstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri Cezaevi yerleşkesinin karşısında bulunan salonunda yapılan davanın 14. duruşmasına 16’sı tutuklu 7’si tutuksuz 23 sanık ile tarafların avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, tutuksuz sanıklardan Furkan Durmaz’ın 5 Temmuz tarihinde Erzincan’da verdiği ifadede etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söyledi.Başkan Öztürk, Durmaz’ın ifadesini özetledi. İfadesinde 2016 yılında 667 Sayılı KHK ile meslekten ihraç edildiğini belirten Furkan Durmaz, 2008 yılında polis okulunu bitirdikten sonra İstanbul Arnavutköy Polis Merkezi’nde göreve başladığını, bu süreçte Kağıthane’de bir evde kaldığını belirterek, “Çeliktepe’de bir evde kalmaya başladım. 5 polis kalıyorduk. Daha sonra bu evin cemaat evi olduğunu anladım. Beni bu eve yerleştiren şahsın cemaatçilere ev ayarlamaya çalışan şahıs olduğunu öğrendim. Bu evde Perşembe günleri düzenli olarak toplantılar yapılıyor, Fetullah Gülen’in sohbet ve vaaz kasetleri dinleniyordu” dedi.2009 yılında Organize Şube’ye tayininin çıktığını kaydeden Furkan Durmaz, “Burada çalışmaya başladıktan sonra aynı şubede çalışan Ahmet Karakaya benimle ilgilenmeye başladı. Kuran okuyup okumadığımı, namaz kılıp kılmadığımı sordu. Bunları öğretmek amacıyla beni evlere davet etmeye başladı. Bir süre gittikten sonra bu şahısların cemaatçi olduklarını anladım. Fetullah Gülen’in sohbet ve vaizlerini izletiyorlardı. Ahmet Karakaya örgüte eleman kazandırıyordu. Bank Asya’ya el konulacağı gündeme geldiği sırada arabasını satarak parasını bu bankaya yatırdı. Ahmet Karakaya benim de arabamı satarak parasını Bank Asya’ya yatırmam için telkinde bulundu” dedi.Tek tek isim verdiFurkan Durmaz, Organize Şube’de polis memuru olarak çalışan Talip Yıldırım’ın örgüt adına yaptığı ev toplantılarında talimat verdiğini belirterek, “Mehmet Aslan, örgüt içerisinde sorumluluk düzeyinde faaliyet gösteriyordu. Soyadını bilmediğim Atilla isimli polis, örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösteriyordu. Bu şahsın bilgisi dışında organizeye personel alınmıyordu. Ethem Taşpınar Organize Şube’de çalışıyordu, benimle birlikte sohbetlere katılıyordu. 2014 yılında Van’a tayinim çıktığında S. O. isimli bir polis ile aynı evde kalmaya başladım. ByLock programından bahsetti. Sohbet programı olduğunu söyledi. Google Play’den yükledim, S. O.’yu ekledim, bir süre kullandım. Telefonum yavaşlayınca 6-7 gün sonra kaldırdım. Benim dini duygularımdan yararlanarak, beni kandırarak içlerine aldılar. Kur’an öğrenmek amacıyla toplantılara katıldım. Mağdur olduğumu düşünüyorum. Bu örgüt içerisinde faaliyet gösteren şahısların tespitine yönelik çalışmalara katıldım. Şubede, A.K., T. T., T.Y., H.A., O. D., A. G., M.A., E. E., E.T., A. Ö., S.O., M.S., Y. Ö., S. K., S.D., H. H. S. isimli polisleri fotoğraflarda teşhis etmiştim” dedi.Nazmi ardıç günde 159 kez Bylock’a erişim sağlamışMahkeme Başkanı Ali Öztürk, duruşmada 12 sanık hakkında ByLock kullanımı ile ilgili olarak dosyaya konulan raporu okudu. Rapora göre ByLock’a en yoğun erişimi, eski Mali Şube Müdürü olan sanıklardan Nazmi Ardıç yapmış. Nazmi Ardıç’ın üç telefon hattında ByLock tespit edilmiş. Ardıç, Bylock’a, 11 Ağustos 2014 tarihinden 11 Ağustos 2015 tarihine kadar toplam 58 bin 213 kez erişim sağlamış. Ardıç, ortalama olarak günde 159 kez ByLock’a giriş yapmış.Mehmet Baransu gözaltına alındığı güne kadar Bylock kullanmışGelen rapora göre Mehmet Baransu, Nazmi Ardıç ile aynı tarihte telefonuna ByLock yüklemiş. 11 Ağustos 2014 tarihinde telefonuna ByLock yükleyen Baransu, gözaltına alındığı 1 Mart 2015 tarihine kadar ByLock’u aktif olarak kullanmış. Baransu, bu süre içinde ByLock’a toplam 1.565 kez giriş yapmış.Sanıklardan Mehmet Aslan, Nazmi Ardıç’ın ardından ByLock’u en yoğun kullanan isimlerden. Duruşmada okunan rapora göre sanık Mehmet Aslan, 5 Eylül 2014 tarihinden 9 Kasım 2015 tarihine kadar iki ayrı hattı üzerinden ByLock’a toplam 49.704 defa erişim sağladı.Başkan Öztürk duruşmada hangi sanığın ilk olarak ne zaman Bylock’a giriş yaptığını, ne zamana kadar kullandığını, en son hangi tarihte erişim sağladığını, ByLock’u kullandığı tarihler arasında bu programa kaç defa erişim sağladığını tek tek okudu.Nazmi Ardıç: Üç ayrı hattında ByLock çıktı. 11 Ağustos 2014 tarihinden 11 Ağustos 2015 tarihine kadar ByLock’a toplam 58 bin 213 kez erişim sağladı. Mehmet Baransu: 11 Ağustos 2014 tarihinden gözaltına alındığı 1 Mart 2015 tarihine kadar ByLock’a erişim sağladı. Baransu bu süre içinde 1.565 kez ByLock’a giriş yaptı. Mehmet Aslan: İki hattında ByLock çıktı. 5 Eylül 2014 tarihinden 9 Kasım 2015 tarihine kadar 49.704 defa ByLock’a erişim sağladı. İdris Çağatay Yıldırım: 11 ağustos 2014 tarihinden 17 haziran 2015 tarihine kadar toplam 31.172 kez giriş yaptı Furkan Durmaz: 14 Ağustos 2014 tarihinden 17 Ağustos 2014 tarihine kadar ByLock’a 927 kez giriş yaptı. Ahmet Davulcu: 11 Ağustos 2014 tarihinden 13 Şubat 2016 tarihine kadar kullandığı ByLock’a toplam 44 bin 741 kez erişim sağladı. Haşim Gülal: 11 Ağustos 2014 11 Nisan.2015 tarihine kadar kullandığı ByLock’a toplam 51.316 kez erişim sağladı. Ahmet Kalender: 2 Eylül 2014 tarihinden 1 Mart 2015 tarihine kadar toplam 3.038 kez erişim sağladı. Necmettin Karapınar: 4 Ağustos 2015 tarihinden 30 Mayıs 2015 tarihine kadar 11.997 kez erişim sağladı. Ahmet Karakaya: Ağustos 2014 tarihinden 25 Mayıs 2015 tarihine kadar toplam 498 kez erişim sağladı Mustafa Okumuş: 1 Eylül 2014 tarihinden 25 Nisan 2015 toplam 285 kez erişim sağladı Ali Çelik: 15 Ağustos 2014 tarihinden 27 Eylül 2015 tarihine kadar toplam 861 kez erişim sağladı. Duruşma, sanık avukatlarının tahliye talepleri ile devam ediyor.Neyle suçlanıyorlar?İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede bir numaralı sanık Fetullah Gülen. Eski milletvekili İhsan İşbilen, işadamı Muammer İhsan Kalkavan, kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, eski Organize Suçlar Şube Müdürü Nazmi Ardıç, kapatılan Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı’nın da aralarında bulunduğu 108 sanık, Aziz Yıldırım ve futboldünyasındaki bir çok isme, “Futbolda şike soruşturması” adı altında “Kumpas” kurmakla suçlanıyorlar. Hayata ilişkin görüntü e sesleri ifşa etmek”, “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak”, “Haberleşme gizliliğini ihlal etmek”, “Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek”, “Resmi belgede sahtecilik”, “İftira”, “İftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmak” ve “Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçlarından 8 yıldan 85 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezaları isteniyor.İddianamede, Aziz Yıldırım, Serdar Adalı, Tayfur Havutçu, Yılmaz Vural, Emmanuel Emenike, Bülent Uygun, Göksel Gümüşdağ, Hikmet Karaman, Deniz Tolga Aytöre, Ümit Karan, Mahmut Özgener, Mustafa Sani Şener, Gökçek Vederson, İbrahim Akın, Mecnun Odyakmaz, Sami Dinç, Sadri Şener, Murat Özaydınlı, İskender Alın, Cemil Turhan, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu gibi futbol dünyasından toplam 75 müşteki ve 91 mağdur yer alıyor.

CHP, Başbakan’a Cenk Yiğiter’i sordu

CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, KHK ile ihraç edildiği için öğrencilik hakkı da elinden alınan Cenk Yiğiter’le ilgili Başbakan, YÖK Başkanı ve rektörü soru yağmuruna tuttu. Biçer’in soruları arasında Rektör İbiş’in Bylock kullandığı iddiaları da yer aldı.Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki görevinden ihraç edilen Cenk Yiğiter aynı kampüsteki İletişim Fakültesi’ne öğrenci olarak dönmeyi beklerken yapılan yönetmelik değişikliği ile hakkının ortadan kalktığını öğrendi.Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş’in Yiğiter için bilinçli şekilde yönetmeliği değiştirdiği iddia edilirken CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer sosyal medya hesabından yaşananlara tepki gösterdi.Başbakan Binali Yıldırım, Rektör Erkan İbiş ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç’a sorular yönelten Biçer cevap bekliyor. Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, sorulara cevap alamadığını söyleyen Biçer “Verecek bir yanıtları olsa sanıyorum verirlerdi. En azından yalanlarlardı. Kişiye özel bir karar değilse hayır demeleri gerekir” dedi. ‘İBİŞ BYLOCK KULLANICISI MI?’Üniversite yönetiminin aldığı kararın altında kasıt olduğunu söyleyen Biçer, Başbakan ve YÖK Başkanı’na “Kamuoyuna yansıyan haberlerde İbiş’in Bylock kullanıcısı olduğu iddiaları yer aldı. İbiş, Bylock kullanıcısı mı” diye sordu.Başka üniversite yönetimlerinin de benzer kararlar alması durumunda adaletsizliğin artacağını belirten Biçer DuvaR’a şunları söyledi:“Toplumda devletin bütün kurumlarına artan bir güvensizlik var. İnsanların yaşadığı topraklara inancı ve güveni kalmayacak. Bu kararın da altında kasıt var ve inanılmaz bir kindarlıkla yapılmış. Burada kimin kime düşmanlığı var? Üniversiteler hepimizin üniversiteleri. Kendi çıkar ve bekaları kişisel menfaatleri için vatandaşlara karşı kullanamaz.”CHP’li Biçer’in sosyal medya hesabından Başbakan Binali Yıldırım, YÖK Başkanı Yekta Saraç ve Rektör İbiş’i etiketleyerek yöneltiği sorular şunlar:-Bir üniversite senatosunun yönetmelikle eğitim öğretim hakkını kısıtlayan, ortadan kaldıran bir hüküm getirmesi mümkün müdür?-Dr. Cenk Yiğiter’in kayıt hakkını engelleyen yönetmelik değişikliği için AÜ, MEB’den ya da sizden görüş aldı mı?-Dr. Cenk Yiğiter AÜ’deki büyük tasfiye, 7 Şubat’tan bir ay önce 6 Ocak’ta ihraç edildi. İbiş’in tasarrufu mu?-AKP Siyaset Akademisinde ders veren ve etkinliklerine katılan Erkan İbiş’in bu siyasi faaliyetleriyle ilgili soruşturma var mı?-Rektör İbiş’in AKP Siyaset Akademisi hocası olması ve Cenk Yiğiter’in CHP’li olmasının KHK ile ihraç sürecine etkisi oldu mu?-Hakkari Üniversitesi Rektörüyken FETÖ’den tutuklanan ve şu an yargılaması süren Ebubekir Ceylan AÜ kadrosuna nasıl geçti?-2012’de Ankara Üniversitesi kayıt günlerinde, FETÖ yurtlarının kayıt ve tanıtım stantları açtıkları doğru mu?-Rektör İbiş’in rektörlüğü süresince FETÖ yurttları, Ankara Üniversitesinde neden ve nasıl faaliyet göstermiştir?-2008 AÜ rektörlük seçimlerinde FETÖ yayını Zaman’da çıkan Erkan İbiş’in rektör olacağı haberleri soruşturuldu mu?-Dönemin C.Başkanı Gül’ün rektör ataması yapacağı gün FETÖ yayın organının İbiş’i işaret etmesiyle ilgili inceleme yapıldı mı?-İhraç edilen akademisyen Cenk Yiğiter’in AÜ İletişim Fakültesi’ni kazanması üzerine, kişiye özel yönetmelik mi çıkardınız?

The Guardian: Muhalefetin sembolü tek kollu adam

Veli Saçılık, KHK’yla ihraç edildiği işine geri dönmek için Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde günlerdir eylem yapıyor. İngiliz gazetesi The Guardian’ın ‘Türkiye’de giderek artan baskıya karşı muhalefetin sembolü olan tek kollu adam’ diye nitelediği Saçılık, hükümetin kendisine soruşturma açtığını ve terör örgütüne üye olmak ve örgüt propagandası yapmakla suçlandığını söyleyerek “Ben silahlı bir terörist değildim, ama öyle olsam bile, hak ettiğim şey bu değil” dedi.Saçılık, Guardian tarafından şu sözlerle tanımlanıyor: “Saçılık, kıvrak zekasının altındaki geleneksel bıyıkları ve yumuşak tebessümüyle gösterişsiz davranıyor. Görüntüsünün yarattığı etkinin farkında, provokatörlere ve kalkanlı polislere karşı duran tek kollu bir adam.” Çevik kuvvetle karşı karşıya gelmenin hükümete karşı çıkan Türkler için sıradan hale geldiğini söyleyen Saçılık, “Onlar çok güçlü ama biz haklıyız! Cesaret bulaşıcıdır, onlar da cesaretimizin daha büyük bir şeye evrilmesinden korkuyorlar” diye konuştu.Yaşadıklarından ötürü öfke duyduğunu ve bu yüzden ağladığını dile getiren Saçılık, “Ben tek kollu biriyim ama davamız güçlü ve devlet bizi terörist diye resmetmeye çalışsa da bu insanlar apaçık masum insanlar. Haklıyız, davamız haklı, bunu onlar da biliyor. Ne zaman haklarımızı istemeye çalışsak, gözaltıyla, dayakla, işkenceyle ve ölümle sona eriyor. Umutluyum, bu yüzden protesto ediyorum” dedi.

Birleşmiş Milletler önünde ‘Adalet Gösterisi’

SÜHEYLA KAPLAN Cenevre’de Birleşmiş Milletler binası önünde CHP’liler ‘Adalet Gösterisi” düzenledi.CHP İsviçre Birliği Başkanı Nadir Köklü burada yaptigi aciklamada şunları söyledi: “Anlamlı bir yerde başlayıp, yine anlamlı bir yerde bitirdiğimiz yürüyüşte; ülkemizde, son yıllarda giderek artan adaletsizliği, kamuoyuna yansıtmaya çalıştık. Bu eylemde, haksızlığa uğrayan herkesin sesi olmaya çalıştık. Suçluların cezalandırılması elbette ki gereklidir ama sadece bugünkü iktidara muhalif diye birçok insanın cezaevlerinde, haklarında daha iddianame bile oluşturulmadan, suçları kesinleştirilmeden mahkum edilmelerine göz yumamazdık. Bazılarının hayatlarına mal olan bu davalardaki adaletsizliğin tekrar yaşanmasını istemiyoruz.” CHP Parti Meclisi Üyesi Emre Çam da “Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü’ne yurtdışından büyük bir destek var. Bizler Adaleti herkes için istiyoruz. Bizler geçmişte Gezi direnişinde hayatını kaybeden Berkin Elvanlar, Ali İsmail Korkmazlar için de adalet istemiştik. Sivas’ta yanan canlar için, Soma’da ölen 301 madenci, çocuk yaşta evlendirilen çocuk gelinler, 640 haftadır kaybettikleri çocuklarını arayan Cumartesi Anneleri için de.. Türkiye’de KHK larla bir gecede haksız hukuksuz şekilde işinden ekmeğinden edilen yüz binlerce kamu emekçisini, akademisyeni açlığa sefalete mahkum ettiler. Ülkenin dört bir yanında ekmeği ve onuru için direnenler var. Türkiye’de Yüz binlerin çığlığı olmak için bedenlerini korkusuzca açlığa yatıranlar var. Türkiye’de Halkın iradesi gaspedilerek tutuklanan eş Başkanlar milletvekilleri var. Bu adaletsizliğin son bulması için bugün Cenevre’de Birleşmiş Milletler binası önünde Adalet için buluştuk. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı bu onurlu yürüyüşü, Adalet Yürüyüşü’nü, yurtdışında da gittiğimiz her yerde, ülkede ve de platformda yaymaya ve anlatmaya devam edeceğiz.”

Veli Saçılık: Ampute olan omzum, polis tarafından kırıldı

Hayata Dönüş operasyonunda kolunu kaybeden Veli Saçılık, Ankara’da yapılan eylem sırasında ampute olan omzunun polis tarafından kırıldığını söyledi. OHAL kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararname (KHK) ile kamudaki görevinden de ihraç edilen Veli Saçılık, 237 gündür Yüksel Caddesi’nde “İşimi geri istiyorum” eylemi yapıyor.Burada akşam saatlerinde Veli Saçılık’la birlikte kamudaki görevlerinden ihraç edilenlen ve basın açıklaması yapmak isteyen gruba polis saldırısı gerçekleşti. Saçılık, müdahalede 7 kişinin gözaltına alındığını duyururken ampute olan omzunun polis tarafından kırıldığını duyurdu.Ampute olan omzum polis tarafından kırıldı. Şuan röntgen sonucunu aldım. Direniş Daima. — VeliSaçılık (@velisacilik) 3 Temmuz 2017

Kayyum ‘Dersim’ tabelasını indirtti

Tunceli Belediyesi’ne atanan kayyum, “Dersim Belediyesi” tabelasını kaldırttı. Eski tabelanın yerine, “Tunceli Belediyesi” yazılı tabela asıldı. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Dersim’in DBP’li belediye eşbaşkanları görevden alınmış yerine eski Tunceli Valisi Osman Kaymak, kayyum olarak görevlendirilmişti. Kaymak’ın Samsun’a atanmasının ardından, valilik ve kayyumluk görevine Kadıköy Kaymakamı Tuncay Sonel getirildi.Gazete Duvar’dan Vecdi Erbay’ın haberine göre, Sonel’in talimatı ile, “Dersim Belediyesi” yazılı tabela indirildi ve yerine “Tunceli Belediyesi” yazılı bir tabela astırdı.

CHP: 8 kişinin kaçırıldığı iddiaları aydınlatılsın

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Şenal Sarıhan, Ankara ve Kilis’te yaşanan kaçırılma olaylarının araştırılmasını istedi.CHP’li vekiller Sezgin Tanrıkulu ve Şenal Sarıhan, darbe girişimi öncesi ve sonrasında Ankara ve Kilis’te yaşanan kaçırılma olaylarına ilişkin Meclis Araştırması açılmasını istedi. TBMM Başkanlığına sunulan dilekçede, 15 Haziran 2017 tarihinde Ankara Celal Esat Arseven Caddesinde Cemil Koçak isimli kişinin arabasına arkadan vurularak kaza süsü verildiği ve daha sonrasında 3 ya da 4 kişinin Koçak’ı koyu füme renkli Transporter ile kaçırdığı iddiaları hatırlatıldı. 15 Temmuz Darbe Girişiminden önce bir, 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra ise sekiz kişinin benzer şekilde kaçırıldığı ve bu kişilerden bir daha haber alınamadığına vurgu yapılan dilekçede, “Kaçırılan kişilerin tamamının hakkında FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma açıldığı ve KHK ile işlerine son verildiği bilgisi ise başka çarpıcı iddiadır. Kaybolan kişilerin yakınları, güvenlik güçlerine güvenlik kamerası kayıtlarını verdiklerini, kaçırılma olayının tanıklarını bildirdikleri buna karşın yetkili mercilerin bu olayların üzerine gitmekte isteksiz davrandıkları iddia etmektedir. Art arda yaşanan kaçırılma olayları, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün gündemindedir ve uluslararası internet sitelerinde de yer almıştır” denildi. Kaçırılma olaylarının biçimi, kaçırılan kişilerin akıbeti hakkında bilgi edinilememesi, olayla ilgili bağlantıların ortaya çıkartılamamasının vatandaşlar arasında tedirginlik ve korkuya neden olduğu belirtilen dilekçede şöyle denildi: “Faili meçhul kaçırma ve cinayet olaylarının yeniden başladığı korkusuna neden olmuştur.Ankara ve Kilis’te yaşanan kaçırılma olaylarının aydınlatılması, konuyla ilgili kurum ve kuruluşların bugüne kadar yaptıkları çalışmaların tespit edilmesi, benzer olayların bir daha yaşanmaması, için alınacak önlemlerin saptanması amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereği Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.”

Kadıköy’de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek eylemi

Kadıköy’de yüzlerce kişi 114 gündür açlık grevinde olan akademisyenler, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek olmak için yürüdü.Kadıköy’de bir grup, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilip, açlık grevi yapan ve sonrasında da hukuksuz bir şekilde tutuklanan akademisyenler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için destek eylemi düzenledi. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça çıkarılan KHK’lar ile kamudaki işlerinden uzaklaştırıldıktan sonra Ankara’da eylem yapmış, açlık grevine başlamışlardı. Daha sonra gözaltına alınıp tutuklanan iki akademisyen için açlık grevlerinin 114’üncü gününde Kadıköy’de destek eylemi düzenlendi.Aralarında Çağdaş Hukukçular Derneği, İnsan Hakları Derneği, Özgürlükçü Hukukçular Platformu, Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası, Çağdaş Avukatlar Grubu üyelerinin olduğu 200 kişilik bir grup 19.30’da Süreyya Operası önünde toplandı. Ellerinde “Nuriye ve Semih serbest bırakılsın, işlerine geri dönsünler” ile “Açlık grevi 100. gününde” pankartı taşıyan grup, “Nuriye, Semih yalnız değildir”, “Kurtuluş yok, tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Direne, direne kazanacağız” şeklinde sloganlar atarak yürüyüşe geçti. Polisin güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen yürüyüş, Kalkedon Meydanı’nda son buldu. Daha sonra eylemciler adına burada bir basın açıklaması okundu.